Monday, December 9, 2024

Beatneed Rehberi: Müzik Endüstrisi Terimleri Sözlüğü

BeatNeed

person holding vinyl records

Stüdyoda harikalar yaratıyorsunuz, beatleriniz ateş ediyor ve sözleriniz tam yerinde. Ancak işin "business" tarafına geçtiğinizde, kendinizi bir anda yabancı bir dili konuşulan bir odada bulabilirsiniz. ISRC'ler havada uçuşur, mekanik haklar masaya yatırılır ve dağıtımcılar yüzdelerden bahseder.

Panik yok. Müzik kariyerinizi profesyonel bir seviyeye taşımak istiyorsanız, oyunun kurallarını ve dilini bilmeniz şart. Beatneed olarak, karmaşık sözleşmeleri ve endüstri jargonunu sizin için çözdük. İşte stüdyodan çıkıp toplantı masasına oturduğunuzda elinizin altında olması gereken o hayati sözlük.

A'dan Z'ye Müzik Endüstrisi Terimleri

Avans (Advance)

Gelecekteki başarınıza dair bir kredi gibi düşünebilirsiniz. Plak şirketi veya yayıncının, şarkınız henüz para kazanmadan size ödediği peşin paradır. Ancak dikkat: Bu bir hibe değildir. Kazandığınız telifler (royalties) önce bu ödemeyi kapatmak (recoup) için kullanılır. Borç kapanana kadar cebinize yeni para girmeyebilir.

Beste (Composition)

Şarkının "ham" halidir. Bir ses kaydından bağımsız olarak; melodi, armoni ve sözlerin oluşturduğu fikri mülkiyettir. Siz o şarkıyı hiç kaydetmeseniz bile, kağıt üzerindeki o eser bir bestedir ve kendi telif haklarına sahiptir.

C Çizgisi (© - C-Line)

Genellikle albüm kapaklarında gördüğünüz o © işareti. Ses kaydının kendisi dışındaki her şeyi (kapak tasarımı, şarkı sözleri, kitapçık metinleri ve bestenin kendisi) koruma altına alır. "Copyright" kelimesinden gelir.

Dağıtımcı (Distributor)

Müziğinizin dijital kuryesidir. Şarkınızı hard diskinizden alıp Spotify, Apple Music ve TikTok gibi mağazalara (DSP'lere) ulaştıran aracıdır. Sadece şarkıyı yüklemekle kalmaz, oradan gelen parayı toplar ve size (veya plak şirketinize) iletir.

Dijital Hizmet Sağlayıcı (DSP)

Spotify, Apple Music, Deezer, Tidal... Müziğin son kullanıcıyla buluştuğu dijital platformların genel adıdır. Onlar müziği sunar, dinlenme başına parayı öder.

Etiket Metni (Label Copy)

Şarkınızın künyesidir. Kim yazdı, kim besteledi, ISRC kodu ne, yayıncısı kim? Eskiden CD kitapçıklarında yazan bu bilgiler, artık dijital dünyada "meta veri" olarak hayati önem taşır. Bu bilgi yanlışsa, paranız yanlış adrese gidebilir.

Genel Lisans (Blanket License)

"Her seferinde tek tek izin almakla uğraşmayalım" lisansıdır. Radyolar veya TV kanalları, Meslek Birlikleri (MESAM, MSG vb.) ile anlaşarak, o birliğin kataloğundaki tüm şarkıları çalma hakkı için toplu bir ödeme yapar.

Hak Sahibi (Rightsholder)

Müziğin patronu. Bu; şarkıyı yazan kişi, kaydeden sanatçı veya hakları devralmış bir plak şirketi olabilir. Yasal olarak "bu eseri kullanmak için benden izin almalısın veya bana ödeme yapmalısın" deme yetkisine sahip kişi veya kurumdur.

ISRC (Uluslararası Standart Kayıt Kodu)

Müziğinizin dijital parmak izidir. T.C. Kimlik Numarası mantığıyla çalışır; nasıl ki isminiz başkasıyla aynı olsa bile kimlik numaranız sizi eşsiz kılıyorsa, ISRC de şarkınızı diğerlerinden ayırır. 12 haneli bu kod (Örn: TR-XXX-25-00001), ülke kodu, şirket kodu, yıl ve kayıt numarasını içerir. Şarkının Remix veya Canlı versiyonu gibi her farklı ses kaydı için yeni bir ISRC gerekir.

ISWC (Uluslararası Standart Müzik Eseri Kodu)

ISRC kaydı tanımlarken, ISWC besteyi (şarkının özünü) tanımlar. Eserin notaları ve sözleri için verilen kimlik numarasıdır. Bestecilerin ve söz yazarlarının haklarını takip etmek için kullanılır.

Kayıt (Sound Recording / Master)

Bestenin duyulabilir, somut halidir. Bir şarkıyı stüdyoda kaydedip .wav haline getirdiğinizde bir "Master" kaydı oluşturmuş olursunuz. Beste ile Kayıt ayrı telif haklarına sahiptir; bu yüzden cover şarkılarda besteci para kazanır ama kayıt sahibi (cover'ı yapan) kendi kaydının sahibidir.

Kayıt Telif Hakkı (Recording Royalties)

Ses kaydının (Master) kullanımı karşılığında oluşan gelir. Birisi şarkınızı Spotify'dan dinlediğinde veya iTunes'dan indirdiğinde oluşan ve genellikle plak şirketi/dağıtımcı üzerinden sanatçıya gelen paradır.

Kayıpsız Ses (Lossless)

Müziğin stüdyodan çıktığı en saf hali. MP3 gibi sıkıştırılmış formatların aksine, ses verisinde hiçbir kayıp yaşanmaz (Örn: FLAC, WAV). Odyofiller ve yüksek kalite sevenler için vazgeçilmezdir.

Mekanik Telif Hakkı (Mechanical Royalties)

Şarkının "çoğaltılması"ndan doğan haktır. Adı eski zamanlardaki fiziksel baskıdan (plak, CD) gelse de, bugün dijitalde "dinle" butonuna her basıldığında şarkının bir kopyası geçici olarak oluşturulduğu için dijital akışlardan da (streaming) mekanik telif doğar. Bu para besteci ve söz yazarına gider.

Meta Veri (Metadata)

Müzik dosyanızın içine gömülü gizli kahraman. Şarkı adı, sanatçı, tür, yazar, ISRC kodu gibi bilgilerin tamamıdır. Meta veriniz eksikse, müziğiniz kaybolur ve telif ödemeleriniz size ulaşamaz. Dijital dünyada veri, paradır.

P Çizgisi (℗ - P-Line)

Ses kaydının (Phonogram) telif hakkını gösterir. Bir yerde ℗ sembolünü görüyorsanız, bu o parçanın "Master" haklarının kime ait olduğunu (genellikle plak şirketi veya bağımsız sanatçı) belirtir.

Paylaşım Belgesi (Split Sheet)

Stüdyodaki en önemli kağıt parçası. "Bu şarkının %50'si benim, %50'si senin" dediğiniz yazılı anlaşma. Şarkı patlamadan önce kimin ne kadar pay alacağını yazılı hale getirmek, gelecekteki dostlukları ve davaları kurtarır.

Performans Hakları Kuruluşu (PRO / Meslek Birlikleri)

Türkiye'de MESAM, MSG gibi; dünyada ASCAP, BMI, GEMA gibi kurumlar. Şarkınız halka açık bir yerde (Radyo, TV, AVM, konser) çalındığında sizin adınıza parayı toplayan tahsilatçılardır.

Performans Telif Hakkı

Bestenizin "kamuya açık" icrasından doğan para. Şarkınız radyoda çaldığında veya canlı bir konserde söylendiğinde hak ettiğiniz bedeldir.

Sanatçı Menajeri

Sizin stratejik ortağınız. Sadece telefonlara bakan kişi değil; kariyerinizin mimarı, markanızın koruyucusu ve iş dünyasındaki temsilcinizdir. Siz müziğe odaklanırken o, fırsatları kovalar.

Senkronizasyon (Sync)

Müziğinizin "görüntüyle evlenmesi". Bir Netflix dizisinde, reklamda veya video oyununda şarkınızın kullanılmasıdır. Genellikle müzik endüstrisindeki en kârlı gelir kapılarından biridir çünkü hem yayıncıdan hem de master sahibinden ayrı ayrı izin (ve para) alınmasını gerektirir.

Talep Edilmeyen Telif Hakları (Unclaimed Royalties)

"Black Box" (Kara Kutu) geliri olarak da bilinir. Meta veriler eksik girildiği için kime ödeneceği bilinemeyen, havada kalan paralardır. Dağıtımcınız ve meslek birliğinizle verilerinizi doğru eşleştirmezseniz, paranız bu kara delikte kaybolabilir.

Toplu Yönetim Kuruluşu (CMO)

Telif haklarını yöneten çatı terim. PRO'ları (Performans Birlikleri) ve Mekanik hak örgütlerini kapsar. Tek tek her radyoyu dolaşıp para isteyemeyeceğiniz için, bu kuruluşlar sizin adınıza toplu tahsilat yapar.

UPC (Evrensel Ürün Kodu)

Eğer ISRC şarkının kimliğiyse, UPC de albümün veya single'ın barkodudur. Dijital raflarda ürününüzü tanımlayan ve satışları takip eden koddur.

Yayıncı (Publisher)

Bestenin (söz ve müzik) koruyucusu. Kayıtla (master) ilgilenmez, şarkının fikri mülkiyetiyle ilgilenir. Şarkınızın filmlerde kullanılması (sync), radyolarda çalınması gibi durumlarda bestenin hakkını savunur ve toplar.

Beatneed Editör Notu: Müzik yapmak bir tutku, ancak müzikten geçim sağlamak bir iştir. Bu terimlere hakim olmak, sözleşmeleri okurken veya dağıtımcı panelinizi incelerken size güç verecektir. Unutmayın, bilgi en az yetenek kadar değerlidir!